Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

Güneş Enerjisi Sistemleri, Çevre ve İklim Değişikliği

Sera gazı emisyonlarının artmasına paralel olarak küresel ısınma ve iklim değişikliği sorunları çevre ve insan hayatını daha fazla tehdit etmeye başladı. Güneş enerjisi sistemleri (GES) ise bu sorunlarla mücadele çok kritik bir rol oynuyor. Solar enerji ülkemizin ve tüm dünyanın karbon emisyonlarını azaltmak için muazzam bir potansiyele sahip, yenilenebilir ve karbonsuz bir kaynaktır. Bu çerçevede, iklim değişikliği ile ilgili her bir yasal düzenleme ve politika önerisi, temiz ve uygun fiyatlı bir ekonomi yaratmak için güneş enerji teknolojilerine daha fazla yatırım yapılmasını da kapsamalıdır.

Bilim insanları, akademi dünyası ve birçok siyasetçi, iklim değişikliğinin atmosferdeki sera gazı emisyonlarının artmasından kaynaklandığı konusunda aynı görüşlere sahip durumdadır. Bugün dünyadaki karbon emisyonlarının önemli bir kısmı elektrik, ulaşım, sanayi, ticari ve konut ve tarım endüstrisinden kaynaklanmaktadır. Sera gazı emisyonlarını tamamen sıfıra indirebilecek tek bir teknoloji bulunmuyor elbette. Fakat emisyonları ve çevresel ayak izlerini kontrol edilebilir ve zararsız düzeye indirebilecek çeşitli seçenekler, teknolojiler ve fırsatlar vardır. Güneş enerjisi teknolojileri de emisyonları azaltmak ve iddialı iklim hedeflerine ulaşmak için dünya çapındaki çabaların önemli bir bileşenidir. Güneş enerjisi sistemleri sadece iklim üzerindeki etkiyi azaltmaya yardımcı olabilecek bir çözüm olarak kalmamakta; aynı zamanda elektrik arzının esnekliğine ve güvenilirliğine katkıda bulunmaktadır. Ayrıca ülkeleri iklim değişikliğinin yarattığı olumsuz çevresel ve ekonomik sorunlara karşı daha dayanıklı ve güvenli hale getirmektedir.

GES ve Elektrik Sektörü

Küresel sera gazı emisyonlarının önemli bir bölümü, binalarda ve evlerde elektrik kullanımı için fosil yakıtların kullanılmasından kaynaklanmaktadır. Bu noktada GES’ler daha temiz, ekonomik ve sürdürülebilir bir elektrik sistemi için çok değerli çözümler sunmaktadır. Hem Konsantre Güneş Enerjisi (CSP) hem de fotovoltaik (PV) teknolojileri temiz ve emisyonsuz elektrik üretir ve bu elektriği doğrudan şebekelere aktarabilir. Güneş enerjisi ile ısıtma ve soğutma (SHC – Solar Heating and Cooling) teknolojileri de elektrik ihtiyacını ortadan kaldırmanın bir diğer yöntemidir.

GES ve Ulaşım Sektörü

Ulaşım sektörü gerek bireysel gerekse ticari kullanımda çok büyük bir karbon ayak izi oluşturmaktadır. Elektrikli araçlar ulaşımdan kaynaklı emisyonları azaltmanın bir yolu olsa da ancak onları şarj etmek için kullanılan enerji sistemleri de temiz olduğu müddetçe amacına ulaşabilmektedir. Elektrikli araçların ve plug-in hibrit araçların, güneş enerjisiyle çalışan bir şarj istasyonu tarafından şarj edilmesi ulaşım sektöründe kısa vadeli iklim değişikliği çözümlerinden biri olarak görülmektedir. Elektrikli araçlar dağıtılmış güneş enerjisinin giderek daha önemli bir bileşeni haline gelmektedir. Çatıdaki güneş enerjisi, ev pili depolama ve elektrikli araçları içeren uçtan uca bir sistem oluşturarak özellikle bireysel araç kullanıcılarının karbon ayak izlerini azaltmalarına yardımcı olmaktadır.

GES ve Sanayi

Sanayi Devrimi’yle başlayan yeni dünya düzeninde makineleşme ve üretim çok hızlı bir şekilde artmıştır ve bu hızlı gelişme günümüzde de devam etmektedir. Bu nedenle sera gazı emisyonlarının büyük bir kısmı sanayi sektöründen kaynaklanmaktadır. Özellikle alüminyum ve çelik gibi yaygın malzemelerin üretimi yüksek miktarda enerji gerektirir ve yüksek düzeyde sera gazı emisyonu üretir. Sanayi sektöründe enerjinin ana kullanımlarından biri kazan yakıtıdır. Ayrıca kazana aktarılan buhar veya suyu üretmek için de enerjiye ihtiyaç vardır. Güneş enerjisinin bir başka kullanımı da otomobil endüstrisinde karşımıza çıkmaktadır. Boya kurutma ve paketlenmiş gıdaların pişirilmesi gibi üretim süreçlerinde sıcaklığı yükseltmek için doğrudan ve yüksek miktarda enerji kullanımına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu da haliyle yüksek karbon emisyonu demektir. Güneş enerjisi, CSP ve SHC teknolojileriyle yüksek sıcaklık ve orta sıcaklıkta ısı üretmek mümkün olduğundan sanayide fosil yakıta olan bağımlılık önemli ölçüde azaltılabilir.

GES ve Ticari Yapı Sektörü

Ticari yapı sektörü ofisler, alışveriş merkezleri, depolar, okullar, restoranlar ve hastaneler gibi binaları içerirken, konut sektörü evler ve apartmanlardan oluşmaktadır. Hem ticari hem de konut binaları tüketilen enerjinin çoğunu alan ısıtma, mahal soğutma ve su ısıtma için harcamaktadır. SHC sistemleri mahal ısıtma ve su ısıtma ihtiyaçları için kullanılan enerjinin yaklaşık %80’ini sağlayabildiğinden, fosil yakıta olan ihtiyacı azaltan çok önemli bir uygulama olarak karşımıza çıkmaktadır. Ayrıca, güneş enerjisiyle sunulan iklimlendirme uygulamaları, elektrik kullanmak yerine soğutma ihtiyaçlarını karşılamak için temiz ve emisyonsuz bir çözüm olarak kullanılabilir. Ticari açıdan değerlendirildiğinde solar PV sistemleri, birçok işletme için tercih edilen bir elektrik üretim yöntemidir. Günümüzde birçok sürdürülebilir kurum depolarına, ofislerine ve dağıtım merkezlerine çatı GES sistemleri veya arazi GES’leri enerji sağlamaktadır. Güneş enerji sistemleri böylelikle çevresel ayak izlerini düşürmekte ve iklim değişikliğine karşı çok önemli bir çözüm olarak kullanılmaktadır.

GES’lerin Çevre ve İklim Üzerindeki Faydaları

Güneş enerjisi sistemlerinin çevresel uyumluluk ve iklim değişikliği ile mücadele kapsamında getirdiği faydaları şöyle özetleyebiliriz:

  • Şebekeye olan bağımlılığı azaltır: Güneş enerjisi sistemleri her ne kadar gece saatlerinde elektrik üretmese de özellikle gündüz vakitlerinde ana elektrik şebekesine olan bağımlılığı düşürmektedir. Bu sistemlerden gece vakitlerinde de faydalanmak için solar enerji depolama sistemleri bir çözüm olarak değerlendirilebilir.
  • Emisyon üretmez: Güneş enerjisinin çalışma prensibi tamamen güneşten enerji toplamaya ve onu meskenlerde kullanmak üzere elektriğe veya sıcak suya dönüştürmeye dayanır. Bu enerjinin kullanılması sera gazı üretimini önemli ölçüde azaltır. Hatta solar enerji depolama sistemleriyle entegre edildiğinde sıfır emisyon hedefi karşılanabilir. Bu sayede kurumlar karbon ayak izini ciddi oranda düşürerek kurumsal sürdürülebilirlik ve sosyal sorumluluk ilkelerine bağlı kalmış olur.
  • Yenilenebilirlik: Güneş enerjisi yenilenebilir bir enerji türüdür. Yani fosil yakıtların aksine daha milyarlarca yıl kullanılabilecek bir kaynaktan beslenmektedir. Fosil yakıtlar sınırlı bir enerji kaynağı olmakla beraber onu kaynağından çıkarmak, dağıtmak ve kullanmak da gezegenimize zarar vermektedir. Güneş enerjisi sistemleri ile daha güvenli bir enerji arzı yaratılabilir ve hayatın her alanında bu temiz enerjiyle çalışan sistemler kurulabilir.
  • Sürdürülebilirlik: GES’ler oldukça uzun ömürlüdür. Uzun süre dayanırlar ve çok az bakım gerektirirler. Güneş panellerinin üretim süreci her ne kadar çevre açısından birtakım riskleri içinde barındırsa da devreye alındıktan sonra fazla bakım gerektirmemeleri bu teknolojileri sürdürülebilir kılmaktadır. Geleneksel ısıtma yöntemleri, nispeten düzenli değiştirme ve bakım işlemleri gerektirir. Bu da çevre dostu olmayan birçok atığa neden olabilir ve aynı zamanda daha fazla ünite yapılması ihtiyacını artırır. GES’ler ise ortalama 20 – 30 yıllık ömürleriyle geleneksel teknolojilere göre daha avantajlı bir seçenek olarak öne çıkmaktadır.

3 Comments

  • TimothyJah
    Posted Eylül 23, 2023 at 1:12 am

    Cool + for the post

  • DavidFlouh
    Posted Ekim 1, 2023 at 6:39 am

    thanks, interesting read

  • Fatih
    Posted Aralık 29, 2023 at 6:21 pm

    Teklifinize çok ilgiliyim, lütfen bana telefon edin veya WhatsApp’tan yazın +905495577557

Leave a comment